TR EN

Glial Tümörler

Glial tümörler, beyindeki glial hücrelerden kaynaklanan geniş bir tümör grubudur. Düşük ve yüksek dereceli olarak ayrılır; tedavide amaç, hastanın klinik tablosunu bozmadan tümörün mümkün olduğunca çıkarılmasıdır.

Glial tümörler (astrositomlar) nedir?

Glial tümörler, beyindeki glial hücrelerden (astrosit) kaynaklanan geniş bir grup tümörü içerir. Beyin kaynaklı ikinci en sık görülen tümörlerdir.

Hemen her yaş ve bölgede görülmekle birlikte, 30–40 ve 60 üstü yaşlarda daha fazla karşılaşılır.

Düşük ve yüksek dereceli olarak kabaca ikiye ayrılabilirler. Son yıllardaki moleküler ve genetik araştırmalar, bu tümör tipinin hastadan hastaya farklı genetik özellikler içerdiğini ve hastaya özel tedavi yaklaşımları gerektirdiğini ortaya koymuştur.

Yüksek dereceli tümörler

Daha hızlı büyüyen, erken müdahale edilmediği takdirde hayatı tehdit eden tümörlerdir. Yüksek dereceli tümörlerde tekrarlama olasılığı yüksek olduğu için, hastanın genel durumu ve tümörün boyutu ve yerleşimi uygunsa cerrahi sonrası radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) gerekmektedir.

Düşük dereceli tümörler

Uzun süre sessiz ve aynı boyutta kalabilir veya çok yavaş büyüyebilir. Bu tümörlerin çoğunluğunun yavaş da olsa büyümesi, beyinde kritik noktalara ilerlemesi, çok büyük boyutlara ulaşması ve kötü huylu forma dönüşme olasılığı nedeniyle öncelikle cerrahi tedavi uygulanması gerekmektedir. Çok tehlikeli bölgede yerleşen küçük tümörlerde daha nadiren biyopsi sonrası radyoterapi ve kemoterapi uygulanabilir.

Belirtiler

Baş ağrısı, nöbet (sara hastalarındaki bayılma, kasılma gibi), vücudun bir yarısında uyuşma ve güç kaybı, uyku hali, yavaşlama, davranış ve kişilik değişikliği ve konuşma bozukluğu ile ortaya çıkabilirler.

Tanı

Tanı için Manyetik Rezonans görüntüleme esastır. Tümörün türü ve derecesi, cerrahi veya biyopsi ile alınan dokunun patolojik ve moleküler incelemesiyle kesinleşir.

Tedavi Yaklaşımı

Cerrahi tedavide amaç, hastanın klinik tablosunu bozmayacak şekilde maksimum tümör çıkarılmasıdır. Bunun başarıldığı hastalarda nüks oranı azalabilir ve nüks gelişme süresi uzayabilir.

Günümüzde intraoperatif MR (ameliyat esnasında çekilebilen MR), nöronavigasyon, floresanlı ameliyat mikroskobu ve ultrasonografi gibi yüksek teknolojili cihazlar sayesinde bu tip tümörler eskiye oranla daha güvenli şekilde çıkarılabilmektedir.

Ameliyat öncesi MR

Ameliyat öncesi MR

Ameliyat sırasında ve sonrasında MR

Ameliyat sırasında MR ve ameliyat sonrası MR'da tümörün tamamen çıkarıldığı görülüyor.

Sık Sorulan Sorular

Düşük dereceli gliomların çoğu zaman içinde büyüyebildiği ve daha agresif forma dönüşebildiği için genellikle cerrahi tedavi önerilir. Karar; tümörün yeri, boyutu ve hastanın durumu değerlendirilerek kişiye özel verilir.

Tümörün derecesine ve moleküler özelliklerine göre değişir. Yüksek dereceli tümörlerde cerrahi sonrası genellikle radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.

Ameliyat sırasında MR çekilerek kalan tümör dokusu görülebilir; uygun durumlarda aynı ameliyatta ek doku çıkarılabilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır. Her hastanın klinik durumu farklı olduğundan tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gerekir.